12 Şubat 2020 Çarşamba

yas tutmak-1

Bir yerde okumuştum, yas tutmanın belirli bir süresi yokmuş, normal (!) hayatına dönene kadarmış. Çatışmalı ilişkiler yaşayan bireyler arasında karşı tarafı kaybetmenin acısı çoook daha uzun sürüyor, insan toparlanamıyormuş. Gülüyorum. Babam geldi aklıma birden, bizim ilişkimiz hiçbir zaman çatışmalı değildi, hep paraleldi duygularımız. Belki de bu yüzden ''keşke''lerim çok fazla değil, belki de bu yüzden aklıma geldiğinde içimi rahatlatıcı bir huzur kaplıyor.

Yeniden denemeye koşullu biri için hayatı yeniden denemek çocuk oyuncağı. Bazen sınırlı nesnelliğe sığınmak normal (!) davranmaya yardımcı olabiliyor, arkadaşlarınla kahve içip, sinemaya gidip, herhangi bir şeye gülebiliyorsun. Dene. Kollarından binlerce tonluk bir ağırlık çekse de, dışarıya çıkıp sahilde bir saat yürümeyi dene. Nefes al uzun uzun, taşların arasında gizlenen kedileri sev, fotoğraf çeken insanları gözlemle, ne biliyim çay falan iç, insanlarla aynı ortamda bulunduğunun farkına varmaya çalış, oyalayıcı oluyor.

Mutluluğu sonraya ertelemekten sıkılmış -biri- olarak bu haftasonu hem Cumartesi hem Pazar Bostancı sahilindeyim. Kimbilir belki karşılaşırız ve ben senin ardındaki sana bakarım sana çaktırmadan hayat...:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder