bir yanım ağır basar sus ve göm içine kendini,
bir yanım çığlık çığlığa haykırır, ser kalbini bir ceset gibi sevgilinin önüne.
bir yanım yutkunur tüm ölümlerin dehşetini görmüş gibi,
bir yanım şarkılar söyler nasılsa dönmeyecek giden geri...
beyaz ellerimde, sevdiğin küçük parmağımda takılı kaldı
bana hissettirdiğin her şeyin o safiyane kokusu...
kaybetmek, suçlamak/suçlanmak... yaslardan yaslara dalmak...
ve nihayetinde anlamak.
arada bir yokluyor beni rüyalarım hala yaşıyor muyum diye.
dün gece yine geldin rüyama, sarıldın ve bu defa gözünde iki damla yaş...
düne ve yarına mıydı yoksa sana ve bana mı anlayamadım.
anladığım bir tek şey var ki insan bazen imkansızı çok özlüyor.
çok özledim seni.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder